Vücüdumuz Bu Belirtiler Varsa Hemen Doktora Baş Vurun

Devamını Oku…

Avusturya SenJorj Üniversitesi Dahiliye Hastalıkları Uzmanı Dr. Meral Kayahan vücudumuzdaki bazı belirtileri ciddiye almazsak çok kötü sonuçlar doğurabileceğini açıkladı.Diyabet,Ayaklardaki kandolaşımı sisteminde ciddi bozukluklar,B12 vitamin azlığı, ağır metal zehirlenmeleri, alkol zehirlenmesi, büyük kötü huylu tümörler ve virüs enfeksiyonları.

BACAKLARDA BELLİ BÖLGELERDE ÖDEM OLUŞMASI Genelde bu ödemler ofisde,masa başı işlerde çalışanlarda görünür. Ancak önemli bazı hastalıkların haberciside olabiliyor. Bunlar; Varisler, kalp yetmezliği, lenfatik tıkanıklık, karaciğer problemleri ve böbrek yetmezliği.

KASIKLARIN AĞRIMASI Bilimsel tabirle pelvik ağrı olarak bilinir ve çok sık karşılaşılır. Ciddi bir hastalık belirtisidir. Bunlardan bazıları;Üreme sistemi enfeksiyonları,üreme organlarının iltihabi,yumurtalıklarda kistler, dış gebelik, endometroizis (halk dilinde çikolata kistleri)…

GÖĞÜSDE AĞRI Göğüs ağrısı belkide en hayati öneme sahip ağrılardan biri. Zira pek çok insan ölüme bu şikayetle gidiyor.

Diğer önemli hastalık belirtileri ise;Kalbde koroner damarlarda tıkanıklık ve kalpkapak hastalıkları, Gaströozofagael reflü, Mide dou-denum Ülseri, Gastritik, Zatürre ve Akciğer Kanseri. BAŞ AĞRISI Neredeyse herkesin yaşadığı ve sıklıkla şikayet ettiği bir ağrıdır. Çok bilinmesede bazı önemli hastalıklara ipucu vermektedir. Bunların başlıcaları; Hipertansiyon,beyin tümörü ve enfeksiyon hastalıklarıdır.

ÜNLÜ SANATÇIDAN KÖTÜ HABER!!!DUALARINIZI BEKLİYORUZ

Devamını Oku…

Nuray Hafiftaş’tan kötü haber
Kolon ve Karaciğer kanseri teşhisi konulan 53 yaşındaki Nuray Hafiftaş’ın rahatsızlığı Facebook sayfasında paylaştığı hastane fotoğrafıyla ortaya çıktı. Fotoğrafın altına “Kemoterapiye devam… Allah tüm hastalara şifalar versin inşallah. Hayırlı kandiller” notunu düşen Hafiftaş Temmuz ayında ameliyat olmuştu.

Nuray Hafiftaş’tan kötü haber

Ünlü Türk halk müziği sanatçısı Nuray Hafiftaş’a, kolon kanseri ve karaciğer kanseri teşhisi konuldu.

Şimdiye kadar birçok albüm çıkaran ve 100’ü aşkın söz ve bestesi kendisine ait olan eserleri bulunan Türk halk müziğinin usta isimlerinden Nuray Hafiftaş, kanserle mücadele ediyor.

Haberi öğrenen Hafiftaş’ın yakınları hastaneye koştu.

“DUALARINIZI EKSİK ETMEYİN”

Temmuz ayında büyük bir ameliyat olan Nuray Hafiftaş, şuan karaciğer için kemoterapi tedavisi görüyor. Aylardır çok şiddetli derecede ağrılar çeken Nuray Hafiftaş, kendisini seven hayranlarından dua istiyor.

NURAY HAFİFTAŞ KİMDİR

Nuray Hafiftaş, 8 Ağustos 1964 yılında Çıldır’da doğdu. Vikipedi’de yer alan bilgilere göre, ilkokulu Taksim’de okudu. İTÜ Devlet Konservatuarı’nı bitirdikten sonra İstanbul Belediye Konservatuarı İcra Heyetinde 4 yıl kadrolu devlet sanatçısı olarak çalıştı. Aynı yıllarda İstanbul Radyosu’nda da sözleşmeli sanatçı olarak 4 yıl çalıştı. Şimdiye kadar birçok albüm çıkaran sanatçının 100’ü aşkın söz ve bestesi kendisine ait olan eserleri var. Bunlardan “Ayrılık Nikahı”, “Yalan Dünya” ve “İsyan Ediyorum”u Kibariye, “Hasret” ve “Gurbet”i ise İzzet Yıldızhan okudu.

Sanatçının son albümünde ise kendisine ait Be Hey Gafil ve “Yavrular isimli iki bestesi bulunuyor.

Türk Halk Müziği’nin çağdaş, otantizm’e asla ihanet etmeyen ama teknoloji’ye açık bir neferi oldu. Zaman oldu kendi kulvarında birlikte yarıştıkları meslektaşlarının albümlerinde vokal yapacak kadar alçak gönüllü ve özverili oldu.

Nuray Hafiftaş‘ın Türk Halk Müziği klasik sanatçıları literatürüne girmesine neden olan özellikleri kuşkusuz sadece bunlar değil. “Eyvah Gönül” de ürettikleri eserlerden biri.

Star Prodüksiyon etiketiyle piyasaya çıkan ‘Yazı Bir Dert Kışı Bir Dert’ isimli son albümünün prodüktörlüğünü Yusuf Savaş üstlendi. 12 eserden oluşan bu albüm yaklaşık dört yıl aradan sonra çıktı.

Yok artık Yurt dışında popüler oldu: Diş macunu ile burun küçültme nasıl yapılır? Devamını Oku…

Devamını Oku…

Her gün dişlerimizi fırçaladığımız diş macunun aslında burun küçülttüğünü biliyor muydunuz?

Bu yöntem yurt dışında oldukça popüler. Youtuber’lar, Instagram fenomenleri bu yöntemi oldukça meşhur etti

Burundaki ödemi atıyor; Aslında diş macunu burundaki olan ödemi attırdığı için doğal olarak burun küçültme işlemini de gerçekleştirmiş oluyor.

Malzemeler;

-1 çay kaşığı diş macunu

-1 çay kaşığı öğütülmüş taze zencefil

-1 çay kaşığı elma sirkesi

Yapılışı;

Elma sirkesi zayıflatır mı?

Malzemeleri karıştırın ve burnunuzun ucuna ve varsa kemerli bölgeye bir diş fırçası yardımıyla sürün.

Yarım saat bekleyin ve yüzünüzü önce elma sirkesi sonra da soğuk su ile yıkayın.

Karışım cildinizde tahriş yaparsa uygulamayı bir daha yapmayın. Ve tahriş olan bölgeyi soğuk suyla yıkayın.

18 yaşının altındaki kişiler kemik gelişimi tamamlanmadığı için bu uygulamaya yapmamalı.

Karışımı 10 gün boyunca uygulamak yeterli.

Türkiyem Dedirten En Güzel Kare

Devamını Oku…

Tesadüfen şahit olduğum bu güzel hikayeyi sizinle paylaşmak istiyorum. Birkaç gündür su alıyor diye yeni bir ayakkabı almak için girdiğim mağazada, içeriye iki polis ve bir yaşlı amca girdi.

Amcayı sandalyeye oturtup, ayağındaki ayakkabı denilemeyecek kadar eski ve yırtık ayakkabıları çıkarttılar.

O esnada çoraplarının ıslak ve yırtık olduğunu gören iş yeri sahibi kendisi için aldığı çorapları yaşlı amcaya hediye etti.

Ve bizim duyarlı Türk polisimiz kendi elleriyle çorap ve ayakkabıları yaşlı amcanın ayağına giydirdiler. Giydirirken işte bu güzel kareyi ölümsüzleştirmek istedim.

Ayrıca dükkan sahibi polislerin bu duyarlı davranışına ayakkabıların ücretini de almadı.

Son günlerde yaşadığımız kötü olaylara ve kötü niyetli insanlara bir kez daha türk milletinin birlik ve beraberliğini asla bozamayacağının göstergesidir.

Allah devletimize, milletimize askerimize ve polisimize zeval vermesin.(Amin)

*Alıntıdır

Bu Güzel Kareyi Profilinizde Paylaşın ki herkes görsün

Hala Sizinleyse…

Devamını Oku…

1 yaşınızdayken
Sizi elleriyle besledi ve yıkadı.

Bütün gece ağlayıp onu uyutmayarak teşekkür ettiniz.

2 yaşınızdayken

Size yürümeyi öğretti. Size seslendiğinde odadan kaçarak teşekkür ettiniz.

3 yaşınızdayken
Size özenle yemekler hazırladı. Tabağınızı masanın altına dökerek teşekkür ettiniz.

4 yaşınızdayken

Elinize rengârenk kalemler tutuşturdu.

Evin bütün duvarlarına resim yaparak teşekkür ettiniz.

5 yaşınızdayken
Sizi cici kıyafetlerle süsledi. Gördüğünüz ilk çamur birikintisine atlayarak teşekkür ettiniz.

6 yaşınızdayken
Okula kadar sizinle yürüdü. Sokaklarda ‘Gitmiycemmm’ diye ağlayarak teşekkür ettiniz.

7 yaşınızdayken
Size bir top hediye etti. Komşunun camını kırarak teşekkür ettiniz.

9 yaşınızdayken
Size dualar öğretti, siz her seferinde unutarak teşekkür ettiniz.

11 yaşınızdayken
Sizi arkadaşınızla sinemaya götürdü ‘Sen bizimle oturma’ diyerek teşekkür ettiniz.

12 yaşınızdayken
Zararlı TV programlarını seyretmenizi istemedi. O evde değilken hepsini izleyerek teşekkür ettiniz.

19 yaşınızdayken
Okul masraflarınızı karşıladı, sizi arabayla kampusa götürdü ve eşyalarınızı taşıdı.

Arkadaşlarınız alay etmesin diye kampus kapısında vedalaşarak teşekkür ettiniz.

21 yaşınızdayken
İş hayati ve kariyerinizle ilgili size fikir vermek istedi. ‘Ben senin gibi olmayacağım’ diyerek teşekkür ettiniz.

22 yaşınızdayken
Kep giyme töreninizde size gururla sarıldı. Avrupa seyahati için para isteyerek teşekkür ettiniz.

25 yaşınızdayken
Düğün masraflarınızı karşıladı, sizin için hem mutlu oldu hem çok duygulandı. Siz dünyanın bir ucuna taşınarak teşekkür ettiniz.

30 yaşınızdayken
Bebek bakımı hakkında size akıl vermek istedi. ‘Artık bu ilkel yöntemleri bırak’ diyerek teşekkür ettiniz.

40 yaşınızdayken
Sizi arayıp bir akrabanızın doğum gününü hatırlattı. ‘Anne işim başımdan aşkın’ diyerek teşekkür ettiniz.

50 yaşınızdayken
O çok hastalandı, hafta sonunda onu görmeye gittiğinizde mutlu oldu.

Ona yaşlıların çocuk gibi nazlı olduğunu söyleyerek teşekkür ettiniz.

Derken bir gün…..

O öldü.

O güne kadar onun için yapmadığınız ne varsa, o anda kalbinize bir yıldırım gibi düştü….

VE BİR HİKAYE…
Evin telefonu sabaha karşı üç buçukta çaldı. Uyku sersemi adam telefonu açtı.

Telefondaki ses annesine aitti.

Telaşlandı, korktu başlarına bir şey mi gelmişti?

Annesi ‘nasılsın oğlum iyi misin?’ diye sordu.

Oğlu şaşkın bir ifadeyle ‘iyiyim anne hayırdır bir şey mi oldu siz iyi
misiniz?’ dedi.

Annesi ‘biz iyiyiz bir şeyimiz yok sadece sesini duymak istedim’ dedi.

Oğlu da ‘anne bunun için mi aradın saat sabahın üçbuçuğu yarın da
konuşabilirdik’ diyince annesi de ‘rahatsız mı ettim oğlum?’ dedi.

Oğlu ‘evet anne rahatsız ettin’ diyince annesi

’30 sene önce sen de beni bu saatte rahatsız etmiştin, doğum günün kutlu olsun’

Eğer hala sizinleyse şimdi onu her zamankinden daha çok sevin…

Bu bankaya borcu olanlar dikkat!

Devamını Oku…

Şekerbank da alacaklarını sattı
Şekerbank, takipteki krediler portföyünün 138,4 milyon TL`lik bölümünü 7,3 milyon TL karşılığında iki varlık yönetim şirketine sattı.

Şekerbank, takipteki krediler portföyünün 138,4 milyon TL’lik bölümünü 7,3 milyon TL karşılığında İnal Varlık Yönetim A.Ş. ve Efes Varlık Yönetim A.Ş.’ye sattı.

Şirket’ten konu ile ilgili KAP’a yapılan açıklamada şu bilgiler verildi:

“Bankamızın takipteki krediler portföyünün 138.362.178,56.-TL tutarındaki bölümü 7.300.000.-TL bedel karşılığında Final Varlık Yönetim A.Ş. ve Efes Varlık Yönetim A.Ş.’ye satılmıştır.”

Gelmiş Geçmiş En İlginç Kahin Baba Vanga Şu Ana Kadar Olanları Bildi 2018 Sonrası için Kehanetleri ise Tüyler Ürpertici

Bulgar Kahin Baba Vanga yani Vangeliya Pandeva

Çok acayip bir kadın. Apokalipsis gerçekleşecek henüz Suriye düşmedi diyerek Blogger Bolat’ı şoka uğratan herbalist mi diyem, kahin mi diyem, şaman mı diyem ne diyeyim bilemedim. Hayatı mitlere konu olacak kadar tuhaf. Nostradamus’a kitabı tersinden okutacak kadar paranormal bir insan.

Vanga Nine Baba Vanga’nın ilginç hikayesi

Bulgar kahin  Baba Vanga yaniVangeliya Pandeva, 31 Ocak 1911’de bugün Makedonya topraklarında bulunan Strumitza köyünde dünyaya geldi. Prematüre doğmuştu yaşayıp yaşamayacağı bile belli değildi. Daha 5 yaşındayken hortum sırasında 100 metre havaya kalkıp yere çakıldı. Gözleri kum dolmuş kanlar akıyordu ve küçük Vanga kör olmuştu.

Ailesi onu engellilerin gittiği özel bir okula gönderdi. Baba Vanga, bu tarihten sonra Orta Çağın ünlü kahini Nostradamus gibi, sonradan gerçek olan kehanetlerde bulunarak, uluslararası üne kavuştu. Baba Vanga kendisini ziyarete gelen bedbaht adamla evlendi. Ünü Avrupa’ya yayıldı.

Baba Vanga Demir Perdenin düşüşünü yıllar öncesinden gördü

“Perde düşecek” insanlar dünyayı görecek! Diyerek demirperdenin yıkışını tahmin etti. Onu kimler ziyaret etmedi ki, Adolf Hitler, Todor Jivkov, Kral Boris… Bir gün kendisini ziyarete gelen Jivkov’un kızı Ludmila Jivkova ile arkadaş oldu. Ludmila Jivkova’yı çok severdi. Bir gün Ludmila’nın çantasını ona verdiler “Aman tanrım bu çanta ölüm kokuyor diyerek bağırdı ve bayıldı” gerçekten de 1 yıl sonra Ludmila Jivkova kazada öldü yanında o çanta vardı.

Baba Vanga’nın kahanetleri zamanın SSCB (Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği) istihbarat servisinin dikkatini çekti ve Baba Vanga’nın yeteneklerini incelediler. Onun hortum sırasında sinir sisteminin değiştiğini ve faklı bir algı yapısına sahip olduğuna karar verdiler.

Avrupa’da Savaş Çıkacak mı Vanga Nene? “Sorusuna gerek kalmayacak” dedi.

Baba Vanga’nın en etkileyici kehaneti Avrupa ile ilgili. Kendilerini ziyarete gelen Rus askerlerine “Avrupa’da Savaş Olacak mı sorusuna” şöyle cevap verdi.

“Savaşa gerek kalmayacak çünkü orada insan kalmayacak!”

Baba Vanga’nın İstanbul Kehaneti Blogger Bolat’ın Endişesi

Vanga simgeler ve sembollerle konuşurdu. Blogger Bolat Baba Vanga’nın kehanetine uyacak ve evini İstanbul’un Anadolu yakasına taşıyacak. Çünkü Vanga Nene’nin söylediğine göre Avrupa’da insan kalmayacak! Artık başlarına ne musibet gelecekse!

İnsanlarla ilgili  çok şey söyledi. Düz bir kadındı normal insanları sever ümlülerden hazzetmezdi. Sebepsiz yere kendine gelene söver sayardı.  Ölümüne yakın yıllarda kendisiyle röportaj yapan gazetecilere, “insanları kötü konuşmasın, elindekini paylaşsın! İnsanlar kötü, insanlar bencil, insanlar çalıyorlar, öldürüyorlar” dedi

Baba Vanga 1996 yılında öldü.

Önümüzdeki sonraki yıllar için öngördükleri ise hiç de iç açıcı görünmüyor.
İşte Baba Vanga’nın 2017 sonrası için kehanetleri
Avrupalılar Müslümanlar tarafından başlatılacak kimyasal saldırıyla karşı karşıya kalacaklar.

2018­ Dünyanın yeni süper gücü Çin Cumhuriyeti olacak. Sömürenler sömürge haline gelecek.

2023 ­Yerkürenin yörüngesinde belli belirsiz bir değişiklik yaşanacak.

2026 ­Avrupa’nın nüfusu tükenme noktasına gelecek.

2028 ­Yeni bir enerji çeşidi geliştirilecek (büyük olasılıkla kontrol altına alınmış termonükleer reaksiyon). Yavaş yavaş açlığın önüne geçilecek.  İçinde insan bulunan bir uzay gemisi Venüs’e yollanacak.

2033­ Kutuptaki buzullar eridikçe yerkürenin su seviyesi artacak.

2043 ­Dünya ekonomisi çok iyi durumda olacak. Müslümanlar Avrupa’nın hâkimi olacak.

2046 ­Tüm vücut organları yeniden üretilip çoğaltılabilecek. Hastalanan organın yerine yenisinin konması en çok kullanılan ve en basit tedavi yöntemi olacak.

2066 Müslümanlar Roma’ya saldıracak Amerika Roma’yı korumak için ilklim silahını kullanacak. Ani soğuma olacak.

2076 ­Sınıfsız bir toplum düzeni sunan Komünizm tüm dünyaya hâkim olacak.

2084­ Doğa yeniden canlanacak. Doğanın restorasyonu gerçekleşecek.

2088 ­İnsanların saniyeler için yaşlanmasına sebep olan yeni bir hastalık türeyecek.

2100 ­İnsan yapımı yapay bir güneş Dünya’nın karanlık yüzünü aydınlatmada kullanılacak.

2111 ­İnsanlar, androide benzer yaşayan robotlara dönüşecek.

2123 ­Küçük ülkeler arası savaşlar olacak. Büyük ülkeler tüm bunların dışında kalacak.

20125 Macaristan uzaydan sinyal alacak.

2164 ­Hayvanlar yarı insan haline dönüşecek.

2167 Yeni bir din gelecek.

2170­ Büyük bir kuraklık yaşanacak.

2183 ­Mars gezenindeki bir koloni nükleer güç haline gelecek ve Dünya’dan bağımsızlığını talep edecek.

2185 Deniz altında insanlar koloni kuracak.

2196 ­Asya ve Avrupa ırkları tamamen birbirine karışacak.

2201 ­Güneş’teki termonükleer reaksiyonların yavaşlaması sonucu hava sıcaklığı düşecek.

2256­ Bir uzay gemisi Dünya’ya yeni bir hastalık getirecek.

2221 ­Dünya dışı yaşam arayışında insanlar korkunç bir şeyle karşılaşacaklar.

2291 Güneş Soğuyor

2299 Fransızlar İsmala karşı Frandasa Gerilla hareketi başlatıyor.

2354 Yapay güneşlerden birindeki kaza dünyada kuraklığına neden oluyor.

3005 Marsta Savaş

3797 Yeryüzündeki canlı hayat yok oluyor insanlar başka bir yıldız sisteminde yaşıyor.

3854 İnsan Uyguarlığınn evrimi duruyor.

3875 Yeni peygamber geliyor.

Tanrı ile tanışma

Ölümsüzleşme gerçekleşiyor

Uzaylılarla kaynaşma

Evrenin sınırları bulunuyor

5079 kıyamet

İster inan ister inanma kehanet sonuçta

Albert Einstein’ı Farklı Kılan Ve Neredeyse Her Şeyi Öğrenmek İçin Geliştirdiği 10 Yöntem

..

1) Hayal kurardı ve düşünürdü.

Bir kişinin boş kafalı ya da yüksek zekalı olduğunun kararını kim verebilir ki? Birçok kişi Einstein’ı unutkan ve genellikle kafası karışık biri olarak tanımlardı. Fakat Albert Einstein döneminin en yaratıcı beyinlerinden biriydi. Bunun sebebi düşünce biçimini kısıtlamaya karşı olmasıydı. Esas olanın geçmişe yönelik derin bir hafızanın değil, geleceğe yönelik yüksek bir hayal gücü olduğunu düşünüyordu.

einstein-albert-head-raw

2) En iyi ve zeki kişileri araştırırdı ve inceledi.

Albert Einstein ün kazandıktan sonra derin bir araştırmaya koyulmuştur. Max Planck gibi onun alanında dahi isimleri derinlemesine araştırmaya başlamıştır. Birçok isimle yüz yüze tanışma fırsatı bulamamıştır fakat bunun yerine onları çalışmalarını ve araştırmalarını incelemiştir.

einstein

3) Einstein birçok işi bir arada yapardı.

Einstein keman çalmayı çok iyi br şekilde öğrenmiştir. Müziğin matematiksel yapısına bayılmıştır. Albert Einstein hayatı boyunca müziği psikolojisini koruyan bir kabuk gibi kullanmıştır. Einstein, insanın sadece iyi olduğu konuda değil, diğer her konuda kendini geliştirmesi gerektiğini düşünmekteydi.

albert-einstein

4) Merakına güven duymuştur.

Einstein onu elde ettiği başarılara ulaştıran en büyük gücün “merak” olduğunu söyler. Ona göre meraklı bir insanın elinden gelmeyecek hiçbir iş yoktur. Çünkü merakın sonunda araştırmaya, araştırmanında öğrenmeye ve bilgiye giden yolu açtığını söyler. Kendi hayatının her noktasında uyguladığı bu prensip onu büyük başarılara taşımıştır.

einstein_

5) Eğitimci otoritelere karşı hep bir şüphe beslemiştir.

Günümüz de bile öğretmenlerimizin dediklerine inanmadığımız zamanlar olmuştur. Her ne kadar müfredatın düşünmeyi öğrettiğini söylense bile, kendi önyargıları ile günümüz eğitim sistemi özgürce düşünmeyi neredeyse imkansız kılmaktadır. İşte Einstein bu sebeple hayatı boyunca eğitim sisteminin dayatmaları dışında kendine özgü öğrenme yöntemlerini benimsemiştir.

albert

6) Albert Einstein radikal sorular sormayı desteklemiştir.

Bir çin atasözü der ki: ‘Soru soran kişi sadece ilk beş dakika aptaldır; ömür boyu soru sormayan ise bir ömür boyu aptaldır.’ Doğru bilgilere ulaşmak için varsayımları keşfetmeye çalışmak gerekmektedir ve birçok doğru kabul edilen bilgiyi baştan sorgulamak gerekmektedir.

einstein_smalldynamiclead_dynamic_lead_slide

7) Einstein kendi müfredatını belirlemiştir

Albert Einstein dersler de not tutmak yerine kendi seçtiği fizik ve matematik kitapları okumuştur. Einstein derslerinden geçebilmek için yerine arkadaşlarının onun için not tutmalarını rica etmiştir.

einsteinn

8) Öğrenmek için kadere güvenmiştir.

Einstein’in kader anlayışı çok farklıydı. Ona göre kader bir araştırma ve disiplin sonucunda gözle görülebilen obje veya fenomenlerden çıkarılan bilgilerdir. Onun için yaratıcının kuralları doğayla uyumlu olan tüm kurallardı ve kadere inanırdı.

einstein-2

9) Albert Einstein hayattaki önemsiz şeyler için kafasını yormamıştır.

Einstein şuanda hayatta olsaydı acaba Facebook veya Twitter’da ne kadar vakit geçirirdi? Einstein sürekli olarak fiziksel dünyayı araştırıp ve anlamaya çalışmıştır. Düşünecek bir şeyiniz olmadığında ne düşünürsünüz? Einstein keşifleri bir rastlantı sonucu ortaya çıkmamıştır; onun keşiflerinin kaynağı disiplinidir.

einstein-3

10) Her zaman kendini eğiten bir kişi olmuştur.

Okul kişiye belirli konseptleri ve dili öğretmeye ağırlık verirken, Einstein sadece bununla kalmamış kendi girişimleri ile akademik çevrenin sınırlarını aşmıştır. Görüldüğü üzere Einstein neyi okuyup okumaması gerektiğine tamamen kendisi karar vermiştir. Başka insanların onun için karar vermesine izin vermemiştir.

SON DAKİKA!!!EBRU GÜNDEŞ’TEN RIZA ZARRAF’A FLAŞ HAMLE

Devamını Oku…

Ebru Gündeş ‘kadın’ı affetmedi! Boşanma davası açıyor…

Ebru Gündeş ‘kadın’ı affetmedi! Boşanma davası açıyor…

Reza Zarrab’ın ABD’de hapishanede kalırken içeriye kadın sokmak için gardiyanlara rüşvet verdiğini itiraf etmesi bardağı taşırdı. Yakın çevresinden gelen bilgilere göre boşanma davası için kararsız olan Ebru Gündeş, bu itiraflar üzerine avukatını harekete geçirdi. Gündeş, Reza Zarrab’tan boşanmak için dava açıyor… Öte yandan Habertürk yazarı Sevilay Yılman’dan Ebru Günde’şe “kolay sorular” geldi…

Ebru Gündeş ‘kadın’ı affetmedi! Boşanma davası açıyor…
Raza Zarrab’la birlikte yargılanan Halk Bankası Genel Müdür Yardımcısı Hakan Atilla’nın avukatı Victor Rocco, dünkü duruşmada Zarrab’ın New York’ta cezaevinde kaldığı günlerde bile gardiyanlara rüşvet vererek kadın, içki, uyuşturucu ve yiyecek temin etmeyi başardığını ileri sürdü. Zarrab da savcılıkla yaptığı itiraf anlaşmasında bu iddiayı doğruladı.

Ebru Gündeş ‘kadın’ı affetmedi! Boşanma davası açıyor…

Bu gelişme üzerine Zarrab’ın eşi Ebru Gündeş’in boşanma konusundaki kararını kesinleştirdiği belirtiliyor.

Gündeş’in yakın arkadaşlarına, “Bu bir değil iki değil. Daha önce de kadınlarla ilişkisi ortaya saçılmıştı. Ama bu itiraf herşeyi değiştirdi” dediği ifade edildi. Gündeş’in kısa bir süre içinde boyanma davası açmak için avukatını harekete geçirdiği öğrenildi.

AKILLANDIN MI? Devamını Oku…

Devamını Oku…

Nasrettin Hoca her gün Allaha yalvarırmış:

– Allahım bana 1000 altın ver, 999 altın versen kabul etmem!..

Bu yakarışları Yahudi komşusu duymuş, alay etmek için Nasrettin Hoca’nın geçeceği yola 999 altın bırakarak, bir köşeye gizlenmiş. Biraz sonra Nasrettin Hoca gelmiş, yerdeki altınları görmüş, toplamış, tek tek saymış 999 altın.

Nasrettin Hoca altınları cebine atıp, şükretmiş:

– Allahım, dualarımı kabul ettiğin için sana şükürler olsun. 999 altını veren 1000 altını da verir!..

Köşeden bizim hocayı gözetleyen Yahudi atılmış:

– Dur Hoca, ne yapıyorsun? Altınlar benim!..

Hoca da içinden “Demek benimle alay etmek için yoluma altın dökersin ha!.. Ben seni bir süründüreyim de gör!..” diye gülmüş kendi kendine. Yahudiyi gıcık etmek için demiş ki:

– Bak komşu, bu altınlar senin değil!.. Ben yüce Rabbime yalvardım; bu altınları da bana o verdi.

Yahudi başlamış ağlamaya:

– Altınlarım gitti!.. Altınlarım gitti!..

Nasrettin Hoca da Yahudinin hâline gülmeye başlamış. Yahudi de yapışmış hocanın yakasına:

– Kadıya gidelim!..

Hoca da gönülsüz gönülsüz cevap vermiş:

– Kadıya gitmesine gidelim de, benim sırtımdaki kürkümle, başımdaki börküm eski.

Yahudi bakmış başka çare yok; sırtındaki kürkünü, başındaki börkünü çıkarıp hocaya vemiş. Hoca kürkü sırtına, börkü başına geçirdikten sonra sormuş:

– Bu kürkle, bu börkle insan yaya yürür mü?

Yahudi çaresiz “Yeter ki Nasrettin Hoca benimle kadıya gelsin.” diye atını da vermiş, düşmüşler yola, gelmişler kadıya. Yahudi şikâyet etmiş:

– Nasrettin Hoca 999 altınımı aldı, geri vermiyor!..

Kadı, soran gözlerle Nasrettin Hoca’ya bakmış. Hoca da kendini savunmuş:

– Yalan kadı efendi, bu arkadaşta biraz delilik vardır, biraz sonra sırtımdaki kürke, başımdaki börke dahi sahip çıkacaktır!..

Kadı, Yahudiye dönüp sormuş:

– Öyle mi?

Yahudi telaşla atılmış:

– Kürk de benim, börk de benim!..

Ağlayan Yahudiye bakıp, içinden kıs kıs gülen Nasrettin Hoca yine söz almış:

– Gördünüz mü kadı efendi? Nerdeyse altımdaki ata da sahip çıkacak!..

İyice telâşlanan Yahudi bağırmış:

– At da benim!..

Kadı da Yahudiye bağırmış:

– Haddini bil efendi!..

Sinirlenen kadı, Yahudiyi kovmuş. Nasrettin Hoca, Yahudiyi kırk gün yalvartmış, kırk gün sonra da sormuş:

– Akıllandın mı?

Yahudi de ağlayarak cevap vermiş:

– Akıllandım.

Hoca da Yahudiden aldığı her şeyi geri vemiş.