Ben Hayatta En Çok Babamı Sevdim

Hayatta ben en çok babamı sevdim, karaçalılar gibi yardan bitme bir çocuk. Çarpık bacaklarıyla ha düştü, ha düşecek, nasıl koşarsa ardından bir devin. O çapkın babamı ben öyle sevdim.

Bilmezdi ki oturduğumuz semti, geldi mi de gidici hep, hep acele işi! Çağın en güzel gözlü maarif müfettişi, atlastan bakardım nereye gitti. Öyle öyle ezberledim gurbeti.

Sevinçten uçardım hasta oldum mu, 40’ı geçerse ateş, çağrırlar İstanbul’a bir helalleşmek ister elbet, diğ’mi, oğluyla! Tifoyken başardım bu aşk oyununu; Ohh dedim, göğsüne gömdüm burnumu.

En son teftişine çıkana değin, koştururken ardından o uçmaktaki devin. Daha başka tür aşklar, geniş sevdalar için, açıldı nefesim, fikrim, canevim.

Hayatta ben en çok babamı sevdim…

Şiire dair satırlar salt babaya özel ancak, et tırnaktan ayrılabilir mi hiç! Bu duygu yüklü Can YÜCEL şiiri o ayrılmaz ikili canımız, kanımız ana ve babalarımıza armağan olsun…

Ölmüşlerimizin ruhu şad olsun!