20 Yaşındaki Genç Ağlayan Bebeğin Annesine Doğru ‘Keşke Şunun Çenesini Kapatsa’ Dedi – Gereken Dersi Böyle Aldı

Lucy Hatami, 8 aylık oğluyla evde oturmaktan sıkılmıştı. İngiliz anne daha önce birkaç kez bebeğiyle dışarıya çıkmıştı. Yakınlardaki bir restorana bebeğiyle beraber kahvaltıya gitmeye karar verdi.

Güzel vakit geçirmek isterken bir anda günleri kabusa dönüştü.

Lucy’nin oğlu restoranda ağlamaya başladı. Lucy yan masadan gelen tepki sonrasında ne yapacağını bilemedi.

20 yaşındaki bir genç “Keşke şunun çenesini kapatsa” dedi.

Lucy dondu kaldı. Ancak hiçbir şey yapmasına gerek kalmadı. Devreye çocuğun babası girdi.

Lucy Hatami, 8 aylık oğluyla beraber kahvaltı yapmaya gittiğinde bebeği ağlamaya başladı. Yan masadaki bir genç Lucy’ye bebeğini susturmadığı için yakındı.

“Keşke şunun çenesini kapatsa” dedi.

Sonra beklenmedik bir şey gerçekleşti.

1-20180305010349.jpg

Lucy, Facebook’ta olan biteni şöyle anlattı:

“8 aylık oğlunuzla kahvaltıya çıktığınızda 20’li yaşlarda bir gencin bebeğiniz ağladı diye ‘Keşke şunun çenesini kapatsa’ demesi insanı üzüyor.”

2-038.png

Anne “Ben daha cevap veremeden gencin babası yetişti ve ‘Sanki sen çok farklıydın. O senin yanında melek kalır. Şimdi huysuzlanmayı kes ve hanımefendinin kahvaltısının ücretini öde’ dedi” şeklinde bir gönderi paylaştı.

Genç çocuk babasının sözünü dinledi. Masasından kalkıp önce kadından özür diledi sonra da kahvaltısının ücretini ödedi.

Lucy son olarak Facebook’ta “Ücretsiz kahvaltının yanında bir de kahve içtim. Aradan 20 yıl geçmesine rağmen bir bebeğe babalık etmenin ne kadar zor olduğunu unutmayan babaya bir kez daha teşekkür etmek istiyorum” dedi.

3-456.jpg

Genç çocuğun babasını tebrik etmek gerekiyor. Çocuğu kaç yaşında olursa olsun ona hayat dersi vermek için geç olmadığını herkese göstermiş.

Babanın doğru şeyi yaptığını düşünüyorsanız paylaşın.

Kızının Midesi Giderek Büyüyordu – Doktor Muayene Edince Böyle Panikledi

Çocuğunuz olacağını öğrenmek alacağınız en güzel haberlerden. Daha önce çocuk sahibi olanlar, yeni çocukları olacağını öğrendiklerinde hem heyecanlanırlar hem de endişelenirler.

Hamilelik süreci boyunca bir sorun çıkacak diye hem anne adayı hem de baba adayı diken üstündedir.

Amanda ve Justin çiftinin bebeği Braylee, doğduktan birkaç ay sonra hastalanınca aile kahroldu.

Bebekleri dünyaya geldikten sonra Amanda ve Justin’in sevincini hayal edebilirsiniz.

Maalesef bebekleri doğduktan birkaç ay sonra sevinçleri kursaklarında kaldı. Bebeğin cildi sarılaştı ve hastalık belirtileri göstermeye başladı.

3 Şubat 2016 tarihinde kızlarının safra kesesi olmaması durumunda ortaya çıkan biliyer atrezi hastası olduğunu öğrendiler. Sindirimde önemli rol oynayan safra kesesi yeni doğan bebeklerin gelişimi açısından da çok önemli.

Doktorlar, Braylee’nin durumunun kritik olduğunu söylediler.

Amanda ve Justin yıkıldı.

Cerrahlar, operasyonla bebeğin karaciğeri ve bağırsakları arasında bağlantı oluşturdular. Ancak sorunu çözülmedi.

Braylee’nin durumu daha da kötüleşmeye başladı. Midesi balon gibi şişti.

Doktorlar, küçük kızın acilen karaciğer nakline ihtiyacı olduğunu söylediler.

Maalesef o anda hiçbir donör bulunamadı.

Aile çaresizlikle beklemeye başladı.

Doktorlarla konuştuktan sonra Justin kendi karaciğerinden bir parçayı kızına bağışlamak istediğini söyledi.

Son derece riskli olan operasyon Justin’e de zarar verebilirdi. Ancak babanın umrunda değildi. Tek istediği kızını sağlıklı ve mutlu görmekti.

Justin tam operasyona girecekken bir mucize gerçekleşti.

Birden karaciğer donörü bulundu. Beyin ölümü gerçekleşen bir kişinin ailesi, karaciğerinin bebeğe bağışlanmasına karar verdi.

Nakil operasyonu başarılı geçti.

Braylee’nin vücudu karaciğer nakline olumlu yanıt verdi. Cildinin rengi kısa sürede normale döndü. Yaşıtları gibi gülüp oynamaya başladı.

Braylee’nin operasyonun ardından bir yıldan fazla bir süre geçti.

Organ bağışı yapan kişi ve ailesi sayesinde Braylee bugün hayatta.

Bu vesileyle bütün organ donörlerine teşekkür etmek istiyoruz.

Braylee ve ailesine hayatta sağlık ve mutluluklar diliyoruz!

Organ bağışı yapanların ne kadar hayırlı işlere imza attıklarını herkesin bilmesi için paylaşın!

Bebeğinin Ayağının Altının Su Topladığını Gördü – Gerçeği Anlayınca Hemen Polisi Aradı

Çocuk sahibi olmak harika olsa da beraberinde sorumluluk istiyor.

Birçok kişi doğum iznini tatil olarak görse de maalesef hayalleri genelde suya düşüyor.

Yeni doğan bebeğinizle ilgilenmek oldukça zor olabiliyor. Dünyanın en iyi annesi veya babası olsanız da bazen dinlemeye ihtiyacınız oluyor.

Yine bu nedenle bazı anne ve babalar, bakıcıyla anlaşmayı çözüm olarak görüyorlar.

Az sonra okuyacağınız anne, eve döndüğünde altı aylık bebeğini çok kötü halde buldu.

Anne eve döndüğünde, bebeğin 36 yaşındaki bakıcısı Ismelda Ramos Mendoza’nın işini yapmadığını gördü.

Kapıdan içeriye girer girmez bir şeyler olduğunu farketti. Bebeğinin ayağının altı su toplamıştı.

Mendoza’ya ne olduğunu sorduğunda, kadından ‘bilmiyorum’ cevabını aldı.

Polisi aradı
Anne bakıcıdan şüphelendiğinden dolayı hemen polisi aradı.

Kızını da hastaneye götürdü. Bebeğin ayağında yanıklara rastlandı.

36 yaşındaki Mendoza yemek yaparken bebek ağlamaya başlamış ve bir türlü susmamış. Washington Post’tan aktarılanlara göre de bakıcı bebeğin ayağına kızgın tavayı değdirmiş.

Mendoza hemen tutuklandı.

Haberi okuyan herkes bakıcı tutmak konusunda şüpheye düşmeye başladı.

Olaya dair haberi izleyin:

Bebeklerin bile fiziksel şiddete uğraması tüyler ürpertici. Haberdeki bakıcı gibi insanların, böyle masum bebeklere zarar vermesi akıl alacak iş değil.

İnsanların bakıcı konusunda daha dikkatli olmaları için paylaşın.

Evde Oturup 5 Çocuğuna Bakıyordu – Şimdi ise Zengin İş Kadını Oldu.

Diyarbakır’ın Bağlar ilçesinde yaşayan 5 çocuk annesi Mülkiye Aras, devletin açtığı kurslar sayesinde meslek sahibi olup kendi iş yerini açtı. Kurslara katılmadan önce kendi iş yerini açmayı hayal bile edemediğini kaydeden Aras, aile olarak kendi iş yerlerinde çalıştıklarını ve çok mutlu olduğunu belirtti.

Diyarbakır’ın Bağlar ilçesinde yaşayan 42 yaşındaki 5 çocuk annesi Mülkiye Aras, ev hanımıyken işyeri sahibi oldu. 11 çocuklu bir ailenin 7 kızından biri olan Aras, ailesi tarafından ‘kız çocukları okula gönderilmez’ denilerek okumasına izin verilmedi. Büyük zorluklar çeken Aras, evlendikten sonra hayatını tümden değişti. Çocuklarını yetiştiren anne Aras, bir taraftan da okumaya ve öğrenmeye olan merakını kaybetmedi. İki yıl önce Bağlar Halk Eğitim Merkezinde verilen kurslara katılan Aras, okuma yazmayı öğrenip ilkokulu dışarıdan bitirdi. Şimdi ortaokulu dışarıdan okuyan Aras, merkezde katıldığı kurslar da bir de meslek sahibi oldu. Meslek sahibi olduktan sonra tekstil atölyesi açan Aras, öğrendiklerini gelini ve kızına da öğretti. Büyük bir mücadele sonrası kurulan atölye sayesinde Aras, şimdi hem aile bütçesine destek oluyor hem de çocuklarına bu mesleği öğretiyor.

“40 yaşında okula başladım”

Ailede 7 kız kardeş olduklarını ve kız kardeşlerden hiçbirinin okumadığını kaydeden Aras, “Bağlar’da 11 çocuklu bir ailenin kızıyım. Bizim zamanımızda okul okutmuyorlardı, kızlar sürekli evde oturup bir iş yapmasın sadece evlendirelim düşüncesi vardı. Kızlara karşı güzel şeyler düşünmüyorlardı, okul falan kesinlikle yasaktı. 7 kız kardeşiz ama hiçbirimiz okumadık. Ben çok meraklıydım, okumak istiyordum. Böyle kurumların kurulmasıyla bizim kendimiz geliştirmemiz, meslek edinmemiz mümkün oldu. Okul okuyorum şimdi. İlkokulu bitirdim şuan ortaokulu da açıktan okuyorum. 40 yaşında okula başladım. Çok isteyerek yaptım bunu” dedi.

“Hiç aklımdan geçmezdi işyerim olacağını”

Okuma yazma kurlarıyla birlikte dikiş-nakış kursuna da katıldığını söyleyen Aras, “Kursa gittim, güzel ürünler ortaya çıkardık. Heves oldu dükkan açmaya karar verdim. Zaten eşim çalışmadığı için ihtiyacım da vardı. Eşim çalışmadığı için hem bir yandan aileme maddi destekte bulunmak hem de bir yandan da bu hepimizin mesleği oldu. Gelinim, ben, eşim beraber oturuyoruz şimdi. İş sahibi olan başka insanlara çok özenirdim ama hiç aklımdan geçmezdi, hayal bile etmemiştim iş yerim olacağını. Bu kurslar sayesinde hayalim gerçekleşti. Kendi iş yerimin sahibi oldum. Borcum çok ama yine de olsun yavaş yavaş çalışır öderim. Sıfırdan başladım elimde bir şey olmadığı için. Oradan buradan eşya getiriyorum borç olarak elime geçtikçe azar azar ödemeye çalışıyorum. İlk başlarda evde çalışıyordum daha sonra kimse görmüyor diye dükkan açtık. İyi de oldu. Namazlıktan çocuk battaniyesine, gelin setlerine kadar her çeşit şey yapıyoruz” diye konuştu.

“Kadın isterse her şeyi yapar”

Kadın müşterilerin ve mahalle sakinlerinin tepkilerinin çok güzel olduğunu kaydeden Aras, kendisini gördükten sonra birçok kadının kurslara katıldığını ve birçoğunun da şimdi çalıştığını vurguladı. Aras, şunları söyledi:

“Tepkileri güzel artık onlar da kadının değerli olduğunu anlamışlar. Gelip bana destek veriyorlar, bayanla iş yapmaktan hoşlanıyoruz diyorlar. Bir bayanın olması güzel bir şey. Bayan bayanın halinden anlar. Bizi görüp de kurslara gidenler de oldu. Biz önerdik bir sürü sanayide işe başlayan arkadaşlar da oldu. Şimdi sanayide tekstil üzerine çalışıyorlar. Ben de kendime meslek okudum. İnşallah daha da başarılı olurum. Bence kadınlar cesaretlerini toplayıp, kurslara gitsinler. Gerçekten eğitimleri çok güzel. İhtiyacı olan mesleği sürdürebilir. Kadın isterse her şeyi yapar. Muhtar bile olur yani ben bile düşünüyorum muhtar olmayı. Güzel bir duygu insanın kendi iş yerinin olması, insanın çocuklarına bakabilmesi. Borçlarımız olmasa çok rahat ederiz ama”

Kümeste Üç Siyah Yumurta Buldu – İçinden Çıkanları Gördüğüne İnanamadı

Daha önce tüylerinde siyahlık olan tavuklar görmüşsünüzdür. Peki tamamen siyah olan bir tavuk gördünüz mü?

Fotoğrafları gördüğünüzde bunun gerçek olduğuna inanamayacaksınız.

Ayam cemani ırkı bu tavukların tüyleri tamamen siyah.

Gagalarından tutun ayaklarına kadar ayam cemani ırkı tavuklar tamamen siyah. Hatta eti ve iç organları bile siyah.

Ayam cemani türü tavuklar doğuştan simsiyah renkteler.

Harika değil mi?

Yetişkin ayam cemani türü bir tavuğun ABD’de satış bedeli yaklaşık olarak 10 bin TL.

Tavukların bu rengi almasındaki temel etken horozların baskın geni. Tavukların yumurtaları bile siyah.

Ancak ayam cemani türü tavuklar hakkında yanlış bilinen bir gerçek var. Bazıları bu tavukların kanlarının da siyah olduğunu iddia etse de kanları koyu kırmızı renktedir.

Ayam cemani türü tavuklar Avrupa’ya ilk kez 90lı yıllarda getirildi. Endonezya’da ise bu tür tavukların mistik güçlerinin olduğuna inanılıyor.

Ayam cemani türü tavukların bir arkadaşınızın dikkatini çekeceğini düşünüyorsanız paylaşın.

6 Yaşındaki Çocuk Dans Hocasını İzliyordu – Birden Karşısına Çıkıp Bakın Ne Yaptı

Bazıları doğuştan yetenekli oluyor. Önemli olan yeteneğin farkına varıp üstüne gitmek.

Luke Spring ismindeki çocuk da inanılmaz yetkili.

Luke Spring henüz dört yaşındayken dans etmeye ilgi duymaya başladı. Kendisini geliştiren miniği şimdi milyonlar tanıyor.

Şimdi 6 yaşında olan Luke’un öğretmeni Justin M. Lewis ile yaptığı step dansı görenleri şaşırttı.

Videoyu izlemeye başlar başlamaz Luke’un ne kadar yetenekli olduğunu anlıyorsunuz. Hatta öğretmeniyle düelloya bile girdi.

Youtube’ta 1.5 milyondan fazla kez izlenen videoyu izleyerek yetenekli miniğin ne kadar iyi dans ettiğini görün:

6 yaşındaki çocuğun dansından etkilendiyseniz paylaşarak herkesin minikten haberdar olmasını sağlayın.

Sokakta Bir Deri Bir Kemik Bulduğu Haskiyi 10 Ayda Bakın Nasıl Kendine Getirdi

Haskiler görüp görebileceğiniz en sevimli köpek cinslerinden biri. Böylesine güzel köpeklere insanların acımasızca davranmaları hayvanseverleri üzüyor.

Bali’ye gittiyseniz veya fotoğraflardan gördüyseniz ne kadar güzel bir yer olduğunu bilirsiniz. Tek sorunu ise sokak köpekleri. Yetkililer sokak köpekleri için kalıcı bir çözüm hala üretemediler.

Neyse ki burada devreye hayatını sokak köpeklerine adamış hayvanseverler giriyor.

Onlardan biri de Rico Soegiart. İşten eve dönerken Rico, zayıflıktan kemikleri belli olan bir köpeği farketti.

Masmavi gözleri Rico’yu hemen etkiledi. Köpeğe yardım etmeye karar verdi. 10 aylık uğraşının ardından köpeği sağlığına kavuşturmayı başardı.

Onun adı Hope. Bali sokaklarına terkedilmişti.

26 yaşındaki Rico Soegiarto, işten eve dönerken köpeği farketti. Köpeğin zayıflıktan kemikleri sayılıyordu.

Sokakta bulunduğu sırada köpeğin gözlerinde yaşam sevinci kalmamıştı.

Rico, Hope’u bulduğunda köpek inanılmaz kötü haldeydi.

Durumu kötü halde olsa da bir umut vardı.

Rico, köpeğin ikinci bir şansı hakettiğini düşündü.

Rico, “İşten eve dönerken onu sokağın köşesinde gördüm. Birden çok üzüldüm. Bir şeyler yapmam gerekiyordu” dedi.

Rico, köpeği evine aldıktan sonra köpekte iyileşme belirtileri görülmeye başlandı. Rico her gün köpeğin tüylerini taradı, veterinere götürdü ve karnını doyurdu.

Rico, yeni arkadaşının hayata tutunmasıyla gurur duydu. Değişimini internette her gün paylaşmaya başladı.

Bugün Hope sağlığına kavuştu. Masmavi gözleri parıldıyor!

Hope da yeni sahibiyle çok mutlu.

Rico, “Kendisini sevdirmeye bayılıyor” dedi.

Rico ve kız arkadaşı, evlerinde sokaktan sahiplendikleri dört köpeği daha besliyorlar. Hope’un arkadaşları da var.

Haskinin inanılmaz değişimi görenleri şaşırtmaya devam ediyor.

Rico olmasa belki de köpek bugün yaşıyor olmayacaktı. Köpeğin harika değişimi sizi de etkilediyse paylaşın!

38 Yıl Evvel Bir Bebeğin Hayatını Kurtaran Hemşire, Facebook’taki Fotoğrafı Görünce Şoke Oldu

Amanda Scarpinati, bebekken geçirdiği kaza sonrası 3. derece yanıklarla hastaneye kaldırılmıştı. Yıllar boyunca bir hemşirenin kendisini kucağında tuttuğu siyah beyaz fotoğrafla yaşadı. 38 yıl önce çekilen bu karedeki hemşirenin peşine düştü ve bakın neler oldu… Amanda Scarpinati, bebekken geçirdiği kaza sonrası 3. derece yanıklarla hastaneye kaldırılmıştı. Yıllar boyunca bir hemşirenin kendisini kucağında tuttuğu siyah beyaz fotoğrafla yaşadı. 38 yıl önce çekilen bu karedeki hemşirenin peşine düştü ve bakın neler oldu…

Fotoğraf, 1977 yılında New York’taki bir hastanede Amanda, ciddi bir kaza geçirdikten hemen sonra çekilmişti. Amanda, 3 aylıkken koltuktan ısıtıcının üstüne düşmüştü ve vücudunda üçüncü dereceden yanıklar oluşmuştu. Fotoğrafta kendisinin başı sargılı ve hemşire onu rahatlatmaya çalışıyor.

Amanda Scarpinati, 1977 yılında henüz üç aylıkken üçüncü derece yanıkla New York’taki Albany Medical Center’a getirildi. Koltuktan ısıtıcının üstüne düşmüştü.

Amanda kazadan sağ salim kurtuldu. Maalesef yanıkları nedeniyle kendisiyle çocukluk yıllarında hep dalga geçildi. Amanda, AP’ye “Vücudunda yanıklar olan bir çocuk olarak yaşamak kolay değildi. Dalga geçildim ve bana isimler takıldı. Böyle zamanlarda fotoğraflara bakıp beni kucağında tutan hemşireyle konuşurdum.

Benim bu kadar yakından ilgilendiği görülen kişiyle konuşmak beni rahatlatırdı” dedi. Amanda’nın en büyük hayali siyah beyaz fotoğrafta kendisini kucağında tutan hemşireyle bir gün tanışmaktı. 20 yıllık arayışın ardından kendisine dair en ufak bir iz bulamadı. Bir de sosyal medyayı kullanmaya karar verdi. Facebook’ta paylaştığı siyah beyaz fotoğrafın altına, “Adını bilmek ve o kişiyle tanışıp sohbet etmek istiyorum. Lütfen paylaşın. Belki de onu bulmama yardım edebilirsiniz” yazdı.

Gönderisi hızla yayıldı ve ertesi gün yıllardır beklediği o mesajı aldı. O yıllarda aynı hastanede çalışan Angela Leary, iş arkadaşı Susan Berger’i fotoğrafı görür görmez tanımıştı. O zamanlar Susan 21 yaşındaydı ve üniversiteyi yeni bitirmişti. Susan da minik kıza ait fotoğrafları saklamış. Susan, “Onu hatırlıyorum. Çok sakin bir bebekti. Bebekler ameliyattan çıktıktan sonra ya derin derin uyurlar ya da ağlarlar. O ise çok sakindi. İnanılmazdı” dedi. 38 yıl sonra ikili bir araya geldi.

Susan, “Böyle bir şey kaç hemşirenin başına gelir bilemiyorum. Bir hastanızın, hele ki bebek yaşlardaki bir hastanızın sizi hiç unutmaması inanılmaz bir olay. Amanda’yla ilgilendiğim için kendimi özel hissediyorum” dedi. İkilinin hayat hikâyesini okuyup da etkilenmemek elde değil.

Kalpleri Çıkarılmış 140 Çocuk İskeleti Bulundu – Gerçek Anlaşılınca İnsanlar Şok Oldu

İnsanlık tarihi boyunca inandıkları Tanrı’lara hayvanlar kurban eden birçok kültüre rastlandı.

Onlardan biri de Peru’daki kabile.

2011 yılındaki Kuzey Peru’daki kazı çalışmasına öncelik eden arkeolog Gabriel Preto, National Geographic’e “Suratları kırmızıya boyanmış, hissettikleri acıdan ağızları açık bir şekilde, vücutlarında son giydikleri kıyafetlerin parçaları olan ve kaburgaları çıkık iskeletlerle karşılaştık” dedi.

Kazı bulguları dünyayı şaşırttı
Kazı çalışmalarının yakınlarında yaşayan insanlar daha önce topraktan iskelet çıkardıklarını söylediler. Preto’nun tahminleri de doğruydu. 42 çocuk ve 76 lama iskeleti bulundu.

2016’da kazı çalışmaları sona erdiğinde 140 erkek ve kız çocuğuna ait iskelet bulundu. Çocukların yaşları 4-14 arasındaydı. Yine 200’den fazla lama iskeleti bulundu.

National Geographic’ten aktarılanlara göre, çocuklar ve hayvanlar 1400-1450 yılları arasında gerçekleşen törenlerde kurban edilmişler.

Çimular
Kazı çalışmalarının yapıldığı bölgede Çimular’ın yaşamış olduğu tahmin ediliyor.

Kristin Romey, “Aztekler, Mayalar ve Inkalar düzenledikleri törenlerde insan kurban etmeleriyle biliniyorlar. Ancak Çimular dönemine ait daha önce hiçbir bulguya rastlanmamıştı” dedi.

“İskeletleri inceledikten sonra kurban törenleri sırasında çocuklara aşırı güç kullanıldığını farkettik. Kalpleri çıkarılmak için göğüsleri kesilmiş” diye ekledi.

Arkeologlar bunun insanlık tarihi boyunca yapılmış olan en büyük çocuk kurban töreni olduğunu düşünüyor.

Dünyayı çalkalayan haberi paylaşmayı unutmayın.

Oğlunun Vücudunda Tuhaf Kızarıklıklar Çıktı – Doktora Gitmese Oğlunu Kaybedecekti

Her ebeveynin en büyük kâbusu çocuklarının başına bir şey gelmesidir.

Karen McGregor bir gün 2 yaşındaki oğlunun vücudundaki tuhaf kızarıklıkları farketti.

Hemen aklına daha önce Facebook’ta okuduğu bir yazı geldi ve doktora koştu.

Karen McGregor başta oğlunun vücudundaki kızarıkların çimlerde oynamasından kaynaklandığını düşündü.

Sonra aklına birkaç gün önce Facebook’ta gördüğü bir yazı geldi.

Yazı Lyme hastalığı ve belirtileriyle ilgiliydi.

Lyme hastalığına keneler neden oluyor. Karen oğlunun vücudunda keneye rastlayamamıştı.

Yine de doktora gitmeye karar verdi.

Aldığı karar çocuğunun hayatını kurtardı.

Doktor, çocuğun birkaç hafta önce kene tarafından ısırılmış olabileceğinden şüphelendi.

Çocuğa antibiyotik verdi.

Olaydan sonra Karen diğer ebeveynleri de durum hakkında bilgilendirmeye karar verdi.

Facebook’ta okuduğu bir yazı oğlunun hayatını kurtarmıştı. Kendisi de benzer bir gönderi paylaşarak başka çocukların hayatlarını kurtarabilirdi.

Karen McGregor, Facebook’ta “Yazıyı okumasam basit bir kızarıklık olduğunu düşünecektim!” dedi.

Yüz binlerce kişi Karen’ın Facebook’taki gönderisini paylaştı.

Karen, “Gönderiyi paylaşın. Her anne ve babanın bu hastalıktan haberdar olması gerekiyor” dedi.

Lyme hastalığı hakkında
Lyme hastalığı tedavi edilmemesi sonucunda ölümcül sonuçlar doğurabiliyor. Enfeksiyon menenjit, eklem iltihabı ve felce neden olabiliyor.

Lyme hastalığının en yaygın belirtisi aşağıdaki fotoğrafta göreceğiniz türden bir kızarıklık. Bu kızarıklık kene tarafından ısırıldıktan 1-4 hafta içinde vücutta beliriyor. Kızarıklık 30 cm kadar büyük olabiliyor. Kızarıklığın olduğu yerde sıcaklık olsa da acı ve kaşınma olmuyor.

Lyme hastalığının uzmanlar tarafından gözlemlenen en sık belirtileri:

  • Ateş
  • Soğuk terleme
  • Baş ağrısı
  • Kas ve eklem kaşıntısı
  • Şişmiş lenf boğumu

Yaz geldi ve keneler ortaya çıkmaya başladı. Çocuklarınızla kırsal alanlara gittiğinizde gözünüzü üstlerinden ayırmayın. Uzun kıyafetler giydiklerinden emin olun.

Önemli mesajı bütün ebeveynlerle paylaşmayı unutmayın.