Zerrin Özer’den Gündeme Oturan Bakire Açıklaması! Bence Kız Çocukları Bakire…

Türk Pop’u denince ilk akla gelen isimlerden Zerrin Özer 26 kilo verdi ve yeni single’ı ‘Beni Tanıma’ ile döndü. Tartışma yaratacak iddialarla karşınızda. Diyor ki: Türk erkeklerinin yarısı biseksüel; toplum baskısından

itiraf edemiyorlar. – Kız çocuğu evlenirken bakire olmalı. – Türkiye’de son derece özgür hissediyorum. – Ben devlet sanatçısıyım. TRT’de program da yaparım, Erdoğan’ı da severim. Kime ne! Geçtiğimiz iki yıl ciddi sağlık sorunları yaşadınız. Şimdi nasılsınız? Omuriliğimden iki yanlış ameliyat geçirdim ve uzun süre tekerlekli sandalyeye mahkum oldum.

Şarkılarımı söyledim, işimi yaptım ama zordu. Şükür şimdi iyiyim. 26 kilo verdim. Kilo verme uğraşınız bitmiyor. Zayıf olmak zorunda mısınız? Kilo benim bitmeyen kompleksim, bunu itiraf ediyorum. Benim felsefeme göre insan iyi şarkı okuyorsa her türlü dinlenir. Ben bunun kanıtıyım. Ama albüm yapmak için görüştüğüm ilk kişi beni görünce, “Seni gören televizyonu kapatır. Kilo vermek zorundasın” demişti. Ne kadar kötü bir cümle… Fena bir laf! Yaşım henüz 15. Düşünebiliyor musun o travmayı. Gerçi bu anlayışa daha o yaşımda itiraz ettim. Hayır, sahnedeki kadın zayıf olmak zorunda değil! Ama ben kendimi kadın olarak güzel hissetmiyordum. Aynada gördüğüm Zerrin’i beğenmiyordum. Olağanüstü güzel vücutlu kadınlara hep gıpta ettim. ‘Beni Tanıma’ şarkısını yeniden yorumladınız. Neden bu şarkı? Her sanatçının, “Ah şu şarkıyı ben de okusaydım” dediği şarkılar vardır. ‘Beni Tanıma’ benim için öyle bir şarkıydı. Bir Şehrazat şarkısı. Hep aklımdaydı, kısmet şimdiyeymiş.

FLÖRTÖZÜM AŞK KADINIYIM İş dışında nasıl heyecanlar var hayatınızda? Aşk var mı? Ben aşka inanmıyorum ki… Menfaatsiz hiçbir ilişkiye inanmıyorum. Geçmişte güzel ilişkilerim oldu ama sonunda bana bunu dedirttiler. Uzun zamandır kimseyle anılmıyor adınız… Her an bir erkeği ayartabilirim. Akrep burcuyum. Flörtözüm. Ama flörtlerim uzun sürer ve ilişkiye dönüşür. Peki hayatınıza alacağınız insandan ne beklersiniz? Şefkat ve sadakat. Bu zamanda bunlar yok artık. O duyguyu özlüyorum. Bir de zaten Türk erkeklerin yüzde 50’si biseksüel. Büyük bir iddia olmadı mı? Kızacaklar biliyorum ama gerçekleri söylüyorum. Bana hayat bunu gösterdi. Örf ve adetler o kadar baskın ki erkekler bunu itiraf edemiyorlar. Kim söyleyebilmiş ki Türkiye’de ‘Ben gay’im’ diye!

TÜM SEVGİLİLERM BENDEN KÜÇÜKTÜ Melek Baykal, “Genç erkeklerle birlikte olan kadınlar kendilerini kandırmasın. O erkekler ya paraları ya şöhretleri için birlikte oluyor onlarla” dedi. Asla katılmıyorum. Benim arkadaşlık ettiğim tüm erkekler benden küçüktü. Ne demekmiş o öyle! Sevemez mi ya? Tabii ki sevebilir. Bir de Melek Hanım büyük konuşmasın. Hayatta hiçbir şey için büyük konuşmamak lazım. Yaşlanmakla aranız nasıl? Yaşlanmayı kabullenemiyorum. Bazen geriye bakıp düşünüyorum ve diyorum ki, “Ben o kadar seneyi yaşamış olamam.” O yüzden sürekli geçmişten bahseden arkadaşlarımı da sustururum hemen. Zaten istediğim çoğu şeyi yapamadım. Yüreğimi sızlatan, içimde kalan çok şey var. Mesela? Deli gibi konservatuar sınavlarına hazırlanıyordum. Opera istiyordum. Sınav günü koştum gittim. Konservatuarın bahçesi bomboş. Meğer sınav bir gün önceymiş. Canım annem, nur içinde yatsın. Bana özellikle söylememiş. “Neden” diye sordum, “Ne bileyim kızım. Orada hep hippiler vardı. Korktum başına kötü bir şey gelir diye” dedi. Belki dünyaya seslenen bir operacı olacaktım. Bir de aile kurmayı, anne olmayı çok isterdim. O da içimde yaradır.

ERKEK HER ZAMAN BİR ADIM ÖNDE OLMALI Kendinize ‘kadın-adam’ diyormuşsunuz. “Başarıya giden yol prodüktörün yakınından geçer” lafı gerçek. Tüm bunlardan kaçmak için çok mücadele verdim. Arkamda kimse yoktu. Annem pencerelerde beklerdi beni. O yüzden kendime koruma kalkanı oluşturdum. Herkese yaşına bakmaksızın “Abi” derdim. Ekonomik gücünüz olunca kimseye eyvallahınız olmuyor. İster istemez ‘kadın-adam’ oldum. Bu durum yaşadığınız aşklarda dengesizlik yarattı mı? Bir ilişkinin içindeyken erkek her zaman bir adım önde olmalı. Biraz eski çağlardaki insanlar gibiyim. Bence her kadının bir erkeğe ihtiyacı var. Belki yaşadığım zorluklardan, mücadelelerden sonra içimde yalnız kaldığımı düşündüğüm için. Bilemiyorum. O ‘kadın-adamlığı’ fazla kaçırdım galiba..

KIZ ÇOCUĞU EVLENENE KADAR BAKİRE OLMALI Tecavüz gibi ağır bir travma yaşadınız geçmişte… Evet, bu yüzden bekaret içimde kalan bir ukde oldu. Belki tecavüze uğramasaydım bekarete böyle bir anlam yüklemeyecektim. Kız çocuğunuz olsa onun da evlenene kadar bakire olmasını ister miydiniz? Evet, bakire olarak yetiştirirdim. Yani ben aşırı rahatlığı, saygısızlığı sevmiyorum. Şimdiki insanların modernlik anlayışını benimsemiyorum. Saygı, edep kalmadı artık.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir